Bugun...
18-03-2018
CENGİZ BAYSU

CENGİZ BAYSU

18 Mart 1915 Çanakkale Deniz Zaferi (II)

Tabyalarımızın devre dışı kalması
3’üncü Tümene ait olan iki İngiliz gemisi Triumph ve Prince George, A hattının kıç omuzluklarında yerlerini almış Rumeli Mesudiye ve Yıldız tabyalarını hedeflemişlerdi. Rumeli merkez bataryaları çok yoğun bir ateş altındaydı. Mermilerin çoğu tabyalar içine düşmüş, telefon hatlarını bozmuş, yangınlar çıkarmıştı. Rumeli Mecidiye Tabyası topçuların şehit olmasıyla devre dışı kalmıştı.
Planın ikinci aşamasında Türk bataryaları üzerinde yeteri kadar üstünlük sağlanabilirse Albay Hayes Sadler komutasındaki 2’inci Tümen devreye girecekti. Ocean, Irresistable, Albion, Vengeance, Swiftsun ve Majestic’ten oluşan 2’nci Tümen, 3’üncü Tümenin yerini alacak ve B Hattından son olarak yakın muharebe yapılarak mayın hatlarını savunan toplar tahrip edilecek, bombardımandan hemen sonra mayın tarama işlemlerine başlanacaktı.
Kruvazörlerin devre dışı kalması 
3’üncü Tümenin yerini alacak 2’nci Tümen gelmeden önce beklenmedik bir şey oldu. Saat 14.00’e doğru Suffren büyük bir hızla Boğaz’ı terk etmekte ve Bouvet de onu izlemekteydi. A hattını geçmek üzereyken Fransız gemisi Bouvet’de bir iki patlama oldu ve Anadolu Hamidiye tabyasınca ateş altındayken 3 dakikada suların altına gömüldü. 
Derin bir şaşkınlık yaşanıyordu. Queen Elizabeth ve Agamemnon dışındaki bütün gemiler ateşi kestiler.  Muhripler ve istimbotlar personeli kurtarmaya gittiklerinde 20 kişi kurtarılabilmiş, 603 kişi sulara gömülmüştü. Bu arada 12.30 sularında Goulois isabet almış ve ağır yaralarla Boğaz’ı terk ediyordu. 
15.30 sularında mayına çarpan Inflexible’ın durumu kötüydü ama yoğun çabayla Bozcaada’ya ulaştı. 2’nci Tümen İngiliz gemileri, 3’üncü Tümenin yerini aldığında bu manzara ile karşılaşmıştı. Saat 15.00’te Rumeli Hamidiye daha sonra da Namazgâh tabyaları aldıkları isabetle savaş dışı kalmışlardı. 
Anadolu Hamidiye tabyası hasar görmemişti ve Irresistable’ a ateş ediyordu. Saat 15.14’te İrrisistible’ın yanında korkunç bir patlama duyuldu. Saat 16.15’te tabyalardan gelen ateşten uzaklaşmak isterken bir mayına çarptı. Bu bölgede bir gece önce Nusrat’ın döktüğü mayınlar hiç hesapta yokken can alıyordu. 
Geri çekilme
Bölgenin mayınlı olduğunu anlayan Amiral de Robeck 2’nci Tümenin geri çekilmesi için emir verdi. 18.05’te geri çekilirken Ocean da mayına çarpmıştı. Güçlü top ateşine rağmen Ocean’ın personeli muhripler tarafından boşaltıldı. 
18 Mart’ta yaşananlar şaşkınlık yaratmıştı. Lord Fisher gibi ordusuz bir donanmanın başarıya ulaşamayacağını söyleyenler haklı çıkıyor, yaşananlar ise yeni hareket planları doğuruyordu.
Düşmanın mayın tarayıcıları ancak dokuz mayın kuşağının ikisini temizleyebilmişlerdi. Son gece Karanlık Liman’a dökülen mayınlar, düşmanın önce ikinci hattında sonra da diğer hattındaki üçer muharebe gemisinin saf dışı kalmasına neden olmuştu. Bir günlük muharebede düşman 18 muharebe gemisinin üçü batmak ve üçü ağır yaralanmak suretiyle altısını kaybetmişti.
Deniz muharebesinin sonucu
1. Bu savaşta Türklerin elinde 78 adet ateşli top olmasına rağmen müttefiklerin elinde 274
adet gemi topu vardı.
2. Alman tahkim heyetinin Boğaz’ın içinde kuvvetli bulunulması tezini savunup uygulama
düşüncesi doğru çıkmıştı.
3. Bu harekâtta adî ateşli toplar zırhla seri ateşli toplar ise toprakla mücadele etmiştir. Buna
göre başarı kale toplarının eğitimli Türk topçularının elinde bulunması ve istihkâmcılarımızın mayın dökmedeki ustalığı zaferi getirmiştir.
4. Yalnız donanma ile Boğaz’ın geçileceğinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Kısa süre
için başarı elde edilse bile stratejik hedefin elde edilmesinde başarı sağlanamamıştır.
5.18 Mart öncesinde de Boğaz’a yapılan bombardıman Türkleri sadece ikaz etmiş, başka
yarar sağlamamıştır.
6.Stratejik hedefin (İstanbul) ele geçirilmesi için bir kara harekâtının zorunluluğu ortaya
çıkmıştır.
Denizaltı Faaliyetleri
1915’ de denizaltı denilen silah deneme aşamasındaydı. Bu yeni silahın büyüklüğü, hızı, şekli, silahları kullanma tekniği ve en önemlisi personelin dayanma gücü tartışılan konulardı. Müttefik Denizaltılarının, mayın tertibatlarına düşmeden, deniz dibi akıntılarına kapılıp sürüklenmeden, sahildekilere görünmeden Çanakkale Boğazı’nı geçenlere Marmara’da önemli görevler düşüyordu. 
10 kulaç derinlikte Marmara’dan Ege’ye tatlı su akıntısı vardı. Bu akıntı Boğaz’ı geçmeye çalışan denizaltıları şiddetle sallıyor, sağa sola savuruyordu. Böylece gemi kontrolden çıkıyor, paniğe kapılan kaptanlar denizaltıyı su üstüne çıkarıyor, çıkar çıkmaz da Türk toplarının hedefi oluyorlardı. Gelibolu kara savaşlarına kadar denizaltıların Boğazı geçme denemeleri başarılı olamamıştı.

 

Bu makale 311 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
ANKETİMİZE KATILIN

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Beğendim
Beğenmedim
Fena Değil

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ