Bugun...
14-11-2017
CENGİZ BAYSU

CENGİZ BAYSU

Savunma sanayiimiz

Tarih, tekerrürden ibarettir derler. Bizlerin bu tekrar eden olaylardan, durumlardan ders çıkarması ve geleceğimizi buna göre inşa etmesi gerekir. Savaşlar, milli bütünlüğümüzü korumamızın gerekliliğini bir kez daha anlamamız için ibretlik olaylardır. 
Dünya menfaat üzerine kurulmuş… Milletler din, mezhep ve inanç farkı gözetmeksizin en küçük menfaatlerini bile kesinkes koruyor ve korumakta da kararlı görünüyor. Örneklerini Kıbrıs Barış Harekâtı’nda, İngiltere’nin kilometrelerce uzaklıktaki Falkland Adalarına yaptığı Atlantik ötesi harekâtta, Irak’ın Kuveyt’e saldırmasında ve ABD’nin her iki Körfez Harekâtı’nda görmüştük.
Suudî Arabistan’ın Mısır ile ekonomik anlaşmalar imzalamasının ardından Tiran ve Sanafir Adalarının mülkiyeti ve aidiyeti kime ait olduğu da farklı bir olaydır.
Kıbrıs Barış Harekâtı
15 Temmuz 1974 yılında gerçekleştirilmiştir. Konu detaylı olduğu için başka bir yazıda ele alınacaktır. Ancak Ege Adalarındaki ihtilâf ve gizli işgallerin ileride büyük sorunlar yaratacağı kaçınılmazdır.
Falkland Adaları nerededir?
Güney Atlantik’te Arjantin’in Güneydoğu kıyılarında bulunan Falkland Adaları, Doğu ve Batı Falkland olmak üzere ikisi büyük; 700’den fazla küçük adacıktan oluşan bir yerdir. Doğu ve Batı Falkland adı verilen iki büyük adanın arasında Falkland Boğazı denilen bir kanal bulunur. Bu kanal stratejik bir öneme sahiptir.
Sömürgecilik yıllarında Birleşik Krallık gemileri ve ticareti için önemli bir nokta olan Falkland Adaları, günümüzde petrol ve diğer yer altı zenginliklerinden dolayı önemli bir konuma girmiştir. Adalara hâkim olan devlet aynı zamanda Güney Atlantik Bölgesi’nin büyük bir çoğunluğunu ve petrol bölgesini kontrol altında tutar.
Adalarda sorun başlıyor
Adaların aidiyeti, keşfedildiği 16’ncı yüzyıldan itibaren başlamıştır. Adalar üzerinde egemenlik tesis etme çabaları İspanyollar ve İngilizler arasında çekişme konusu olmuştur. Bu çekişmeler sırasında Adalar üzerinde Fransız egemenliği rüzgârı da esmişse; ancak egemenlik her zaman İspanya ve İngiltere arasında el değiştirmiştir. 1833 yılında İngilizlerin adada kalan Arjantinlileri ortadan kaldırması ve  Falkland’a yerleşmesiyle  adalar 1982 yılına kadar mutlak surette İngiliz egemenliğinde kalmıştır.
19 Mart 1982 günü Falkland Adaları yakınında bulunan Güney Georgia Adası’na çıkan Arjantin kuvvetleri adayı ele geçirmiştir. Savaş, 2 Nisan 1982 günü Falkland Adaları’na sıçrayınca Büyük Britanya, harp filosunu bölgeye yollamış ve 6 hafta sürecek savaşa girmiştir. İngiltere önce kendi kamuoyunu bilinçlendirmiş, ABD ve Fransa’dan lojistik ve ikmal, BM ve AET’den diplomatik destek sağlamıştır. Bu savaşta İngiltere 255, Arjantin ise 650 kayıp vermiştir.

İngiltere savaşı nasıl kazandı?
4 Mayıs Salı 1982 günü Arjantin’e ait iki “Super Etendart” savaş uçağından Falkland Adalarına doğru yol alan İngiliz savaş gemilerine birer Exocet füzesi atılmıştı. Füzelerden biri İngiliz destroyeri Sheffield’i vurmuş ve gemiyi batırmıştı. Savaşın sonraki günlerinde İngiltere 4 gemi, 2 fırkateyn, 1 yük gemisi ve 1 destroyer daha kaybetmişti.
İngiliz Silahlı Kuvvetlerinde Exocet’lerin gemilerden atılan modeli olan MM-38 bulunmakta; ancak Arjantin’de bulunan uçaklardan atılan AM-39 modeli bulunmamaktaydı. Üstelik İngilizler AM-39’ların teknik özelliklerini de bilmiyordu.
Fransız hükümeti, Arjantinlilerin kullandıkları Fransız yapımı Exocet füzelerinin teknik özelliklerini ve kodlarını İngilizlere vermiş, Arjantin’e füze satışına ambargo koymuştu. Ayrıca Peru’ya satma kararı aldıkları füzelerin de Peru üzerinden Arjantin’e geçebileceği kaygısıyla satışını durdurmuşlardı.  
İngilizler, Exocet füzesini hedefe götüren radar frekanslarını elektronik ortamda karıştırarak füzenin güdüm sisteminin bozmak ve füzenin hedefe gitmesi önlemek suretiyle karşı tedbirleri uygulamaya başladılar. Bu noktadan itibaren savaşın kaderi değişmiş ve İngiltere bu savaşı kazanmıştı.
 Sonuç olarak 
Falkland Adalarında hâkimiyet tesis etme mücadelesinden kendimize pay çıkarmalıyız. Geçmişte yaşadıklarımıza göz atacak olursak;
1. Kıbrıs Harekâtı sırasında dost ve müttefikimiz ABD’nin Hava Kuvvetleri’mizin
kullandığı uçakların parçalarını vermemesi, 
2. Güneydoğu Anadolu’da teröristleri izleyip inlerinde vurma amacıyla aldığımız
Heron’ları İsrail’in az sayıda vermesi ve teknik özelliklerinden tümüyle istifade etmemizi engellemesi, kısıtlamalar koyması, 
3. Leopard tanklarını teröristlere karşı kullanmamıza rağmen Almanya’nın NATO planları
dışında bu tankları kullandığımızı gerekçe göstererek İç Güvenlik Harekâtında kullanamayacağımızı belirtmesi ve karşı çıkması gibi hususları gayet iyi hatırlarız.
Bugün ABD’den alacağımız son model uçaklar, Rusya’dan aldığımız S-400 füzeleri gibi teknoloji ürünlerinin yerini yarın hemen yerli üretim harp silah, araç ve gereçlerine dönüştürmeliyiz. Geçmişteki olaylar önümüzde… Yarının ne göstereceği ise belli değil! 

Bu makale 205 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
ANKETİMİZE KATILIN

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Beğendim
Beğenmedim
Fena Değil

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ