Bugun...
10-02-2018
SİNAN ERDOĞDU

SİNAN ERDOĞDU

Sinemamızda Desteklenme Meselesi

Sinemacı arkadaşlarımızın pek çoğu film yapma hayaliyle ve kendince de bir derdi olan bir film çekmek uğuruna günlerini, aylarını hatta yıllarını harcarlar. Kimi istediğini elde edip, filmi çekmeyi başarmıştır. Ancak; izleyiciler ve yarışmalar kısmı işin en zorlu kısmıdır. Filmi seyredenler takdir ettilerse, üstelik bir de yarışmalardan ödül kazandıysa ne güzeldir çeken için. Uğraştığına değmiştir. Ama tam tersi de olabilir ve filmi çeken büyük hayal kırıklığına uğrar.
Bizdeki öyküler de dünyadakinden farklı değildir elbette. İlk filmi Gişe Memuru ile dikkatleri çeken Tolga Karaçelik ikinci filmi Sarmaşık’la tüm Türkiye’de tanındı ve uluslararası ödüllere de boğuldu. Hakikaten gemi metaforu ve gemideki çalışanların hikâyesi üzerinden insan psikolojisinin iyi işlendiği filmdi ve biz de bu satırlarda beğenilerimizi belirtilmiştik.
Üçüncü filmi olan Kelebekler ülkemizdeki sinema severlere henüz ulaşmış değil. Ancak; bağımsız filmlerin değerlendirilmesinde çok önemli bir yeri olan ve usta aktörlerden ve yönetmenlerden Robert Redford’un kurulma aşamasında ön ayak olduğu 34. Sundance Film Festivali’nde Dünya Sineması dalında En İyi Film ödülünü elde eden Kelebekler daha şimdiden seyircinin merak konusu haline geldi.
Doğrusu henüz filmi izlemiş de değilim. Bu ödülü alan Tolga Karaçelik’i de tebrik ederim. Bartu Küçükçağlayan, Tuğçe Altuğ, Tolga Tekin, Serkan Keskin, Hakan Karsak, Ezgi Mola, Ercan Kesal gibi isimlerin yer aldığı Kelebekler ise sinema gündemimize bambaşka bir tartışmayı da beraberinde getirdi. Zira filmin çekimi henüz başlamamışken, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından destek alınamamış ve Tolga Karaçelik filmi kendi imkanlarıyla çekeceğini duyurmuştu. Karaçelik de madem ki; bakanlık destek vermiyor, ben de kendim imkanlarımla çekerim diye açıklamada bulummuş ve fonlama yoluyla oluşan bir finansmanıyla çektiği Kelebekler daha şimdiden çok önemli bir uluslararası ödül kazanmıştı.
Tolga Karaçelik bu son çalışmasıyla ödül kazanırken, Kültür ve Turizm Bakanlığı gibi çeşitli kurum veya kuruluşlardan destek bekleyen ama destek göremeyince projesini beklemeye alan pek çok genç yönetmene de ilham kaynağı olmuştur. Yani; bakanlık veya falanca yer sunduğum projemi beğenmedi o yüzden hiç bu işlere kalkışmayım diyenler şanslarını zorlamalılar. Hatta; Karaçelik gibi filmin çekebilmek için “fonlama kampanyası” dahi düzenleyebilirler.
Size ben bu vesileyle kısıtlı imkanlarla şansını hep denemiş ama bugün sinema tarihimizde özel bir yeri olmuş Ahmet Uluçay’ın hayat öyküsünü kısaca bir kere daha anlatmak isterim. Çünkü; Ahmet Uluçay hayatı boyunca karpuz kabuğundan gemiler yaptı ! Üstelik bu filmleri de kendi emeğiyle, kendi imkanıyla çekti. Kısıtlı olanaklarla çekilmiş, samimi ve içten filmlerdir. Deneyseldir, bilindik sinema anlayışıyla değil; özgün bir anlayışla çekilmiştir.
Uluçay adını ilk kez, 1994 yılında 6'ncı kez gerçekleşen Ankara Uluslararası Film Festivali'nde 'Koltuk Değneklerinden Kanat Yapmak' ve 'Optik Düşler' filmleriyle duyurduysa da yaklaşık
22 filmi vardır. Güliz Sağlam’ın çektiği ve benim iki kere izlediğim, “Tepecik Hayat Okulu “ ailesinin de Ahmet Uluçay’a sahip çıktığını iyi anlatan, sağlığı el verseydi nice güzel işlere daha imza atacağını gösteren anlamlı bir belgesel sinema örneğidir.
Ahmet Uluçay bir sohbetinde şunu söylemiştir; "Abi para değil; şey ya, isteyeceksin, bir şeyi çok isteyeceksin... para da bulunuyor, her şey bulunuyor, bütün imkanlar bulunuyor." Yani sinemacı kardeşlerim eğer kafaya taktıysanız, Ahmet Uluçay gibi ,Tolga Karacelik gibi kısıtlı imkanlarınızla hayatınızda da çok anlamlı başarılar kazanabilirsiniz. Yakın bir zamanda Galatasaray Başkanı olan Mustafa Cengiz “ İnan Edin” derken başarmaya inanın edin diyor. İnanmak başarmanın da yarısı anlamına gelir.
Gelelim; bakanlık desteklerine. Ne yazık ki; bu desteklerin bir bölümü amaca ulaşmıyor ve büyük sorunlarla karşı karşıya kalınabiliyor. Bunun da önüne bence iki yolla geçinilir. Birincisi desteklemeler verilirken genç ve ilk filmini çeken sinemacılar, iki ve sonraki işlerini çekenler, ülkemizde çeşitli ödüllere layık bulunup da yeni filmlerini çekenler, dünyaca tanınan ve uluslararası ödülleri olan ( Karaçelik gibi isimler ) ve yeni filmlerini çekenler diye dört gruba ayrılan sinemacılara bu kıstaslar ve liyakat ölçülerinde destek verilmelidir. İkincisi ise hayatı boyunca film çekmeyenlere de Üniversitelerle(Sinema-Tv Bölümleri) , Kamu Kurum ve Kuruluşlarıyla işbirliği kurulmasıyla ,Belediyelerle, Valiliklerle yapılan birliktelik yoluyla çeşitli film veya senaryoların çıkarılması düzenli birer uygulama haline gelmeli ki;bu yönde de çalışmaların olduğunu iyi biliyoruz.
Yine uluslararası tanıtım amaçlı film vb çekimlerde de liyakat ölçülerinde destek verilmelidir. Liyakatin     olmadığı zaman facialara yol açacağını acı bicimde tecrübe ettik. Bu yüzden ; işi bilenlere ,ehillere arka çıkmak her zaman kazanç sağlayacaktır. Sinemada da işi bilenlere ,ehillere arka çıkanlar kaliteli işleri de sağlamış, sinemanın çıtasını yükseltmiştir. Sinema     tarihi bu tür örneklerle dolu.

Bu makale 441 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
ANKETİMİZE KATILIN

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Beğendim
Beğenmedim
Fena Değil

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ